.Eğitim Programı | Yüce Bilgi Akademisi | Akademi Hakkında    
 

 

Neden Dijital Sanatlar Sertifika Programı ?

YÜCE Dijital Sanat Sertifika Programı, ülkemize bilişim açısından güne ayak uydurmuş ve sanatsal alt yapıya sahip grafikerler, tasarımcılar, web tasarımcılar, oyun programcıları, bilgisayar programcıları, sanat yönetmenleri, animasyoncular, 3D uygulama geliştiricileri, multimedya uzmanları, web programcıları, C# uygulama geliştiriciler, veri tabanı programcıları yetiştirmek için açılmıştır. Türkiye’nin bu alanda yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı olduğunu gözlemleyen “YÜCE” yönetimi yapılan araştırmalar sonucunda, YÜCE Dijital Sanat Sertifika Programını oluşturmuşlar ve bir yandan da teknoloji ile sanatı bir araya getirerek benzeri olmayan bir eğitim programıyla bir ilke imza atmışlardır.

YÜCE Dijital Sanat Sertifika Programı iki dönemden oluşur. Her dönemin sonunda katılımcı iş hayatına atılabileceği meslekleri edinmiş olarak kurumdan ayrılır. Programın bütünü, Türkiye’ de bu alanda aranılan meslek grupları düşünülerek oluşturulmasının yanında, ülkemize sanat eğitimini almış, yaratıcı, yenilikçi, gelişime açık bireyler kazandırma amacı güder. Her iki dönemde ise üç ayrı modül vardır. Toplam 400’er saatten oluşan modüller “Bilgisayar Sanatları Modülü”, “Bilgisayar Programcılığı Modülü”, “Sanat Modülü” şeklinde adlandırılır. Öğrenci iki dönem sonunda üç modülden toplam 1200 saat ve ücretsiz olan 400 saat İngilizce, 65 saat MS-Office, sınırsız atölye çalışması ile programı tamamlar.

YÜCE Dijital Sanat Sertifika Programını bitiren her öğrenci “Dijital Sanat Akademisi Sertifikası” nı alır. Modüllerdeki tüm dersler, verilen eğitimin amacına ulaşması adına belli bir parelellikte düşünülmüş ve bir derste öğrenilenler diğer bir derse katkıda bulunacak şekilde programa dahil edilmiştir. Her dönem edinilen meslekte en iyi olmak adına öğrenciye teknik, teorik ve uygulamalı gerekli ve güncel altyapı YÜCE Dijital Sanat Sertifika Programında verilir.

Hafta sonları gerçekleştirilen seminerlerle eğitime paralel olarak öğrenciler sürekli geliştirilir. Konuşmacılar; profösörler, bu alanda çalışan şirket yöneticileri, yazarlar, akademik danışmanlar ve sanatçılardır. Öğrenci herhangi bir sınır olmadan atölyede istediği kadar çalışma fırsatına sahiptir. Atölyede her zaman bulunan atölye danışmanı eşliğinde tüm sorulara cevap verilir. İşe yerleştirme biriminde durmadan devam eden yoğun çalışma ile programı bitiren öğrencilerin geleceği garanti altına alınmaya çalışılır.

Hedeflenen, Dünyadaki gelişimi, yenilikleri takip eden, iyi standartlarda yetişmiş, alanında aranılan, bilişim ve sanatı bütünleştiren, yaratıcı uzmanlar yetiştirmektir. Öğrenciye verilen eğitimle ülkemizde de üç boyutlu çizgi filmler, bilgisayar oyunları, amacına ulaşmış kurumsal kimlik çalışmalarını yapabilen bireyler, birden fazla yetiye sahip olarak kurumdan ayrılır.


 

DİJİTAL SANAT NEDİR?

Dijital sanatı açıklarken bizim onu içinde gördüğümüz bağlamı-‘ sanat deneyimi’ nin kendisini- kavramak temel bir önem taşır. Büyük sanat eserlerinin aynı anda dört düzeyde birden (algısal, duygusal, zihinsel ve tinsel düzeylerde) iletişim sağladıkları söylenebilir. Bizim gerek sanatta gerekse gündelik dünyaya dair karmaşık tepkilerimizi belirlemeye katkıda bulunan ögede, beden, yürek ile zihin arasındaki bu eşzamanlılıktır.

Elektronik ve dijital iletişim araçlarının bizim üzerimizdeki gücünü, kısmen duyularımıza nasıl hitap ettikleriyle açıklayabiliriz. Herhangi bir hareketin irademiz dışında görsel algımızı cezp etmesi bunun basit örneklerinden biridir. Eğer biri hareketsiz, diğeri hareketli bir görüntüyü gösteren iki bilgisayarın bulunduğu bir odaya girersek, dikkatimiz kendiliğinden hareketli görüntüye yönelecektir. Öbür yandan, ses de içinde bulunduğumuz mekanı doldurur ve bizi farklı şekillerde etkiler. Sanatın söz konusu olduğu yerde görme ve duyma başlıca fiziksel duyuları oluştururken, başka duyuların da oynayacak rolleri bulunduğunu belirtmek gerekir. Özellikle temas ve dokunma, pek çok çağdaş sanat eserini deneyimlemenin önemli bileşenleri arasında yer alırlar. Geleneksel müzelerde ve galerilerde rastlanan “Bakın, dokunmayın” etiketleri, izleyicinin katılımını gerektiren, hatta “ Bakın, dokunun lütfen” uyarısını kullanmanın daha yerinde bir tanıma karşılık geleceği etkileşimli sanata uygulanamaz.

Sanatı deneyimlemenin duygusal ve zihinsel yönleri, özünde bir sanat eserinin bizde nasıl bir tepki uyandırabileceğiyle ilgili bir konudur. Eğer bir sanat eseri merak uyandıramaz ya da izleyicileri duygusal bir düzeyde kendine çekemezse, onun başında vakit geçirmek de mümkün olmaz. Biz ayrıca bir sanat eseriyle tinsel yolla bağ kurabiliriz (bu, esin veren ya da zihinsel – olmayan, duygusal – olmayan düzeyde bir mesaj olacaktır). Daha basit bir dille ifade edersek, sanat insanın ruhuna değer. Bu öğelerin hepsi bir araya geldiğinde de sanat deneyimi derinden harekete geçirici bir deneyime dönüşebilir.

Sanatı izleme deneyimimiz, eserlerin ortaya konuş şeklinden de etkilenmektedir. Bir sanat eserinin sergi yoluyla teşhir edildiği geçmiş devirlerde, genellikle sınıflandırmayı sağlayan bir vasıtaydı bu. Söz konusu eser bir müze ya da galeride sergileniyorsa “sanat” sayılıyordu. Bu perspektiften bakıldığında söylenecek çok şey vardır, çünkü küratörler kendi alanlarında tanınmış uzmanlardır ve düzenledikleri sergilere seçtikleri parçalara dair önceden edinilmiş bilgiye sahiptirler. Öte yandan, belirli bir sanat eseri ya da sanatçıya ilişkin eleştirel yazıları inandırıcılık yaratmaya katkıda bulunduğundan sanat tarihçileri de bu süreçte hayati bir rol oynamaktadırlar. Sanat yapmanın, izleyicilerin sanatı deneyimlemeleriyle yakından uzaktan ilgili olmadığı akıldan hiç çıkarılmamalıdır. Sanatçılar, “nihai sonuç” tan ziyade “süreç” e eğilmeye yatkındırlar ve bir sanat eserinin yaratılmasına –dijital sanatçılar açısından özellikle geçerli olan bir şekilde- hem deneysel hem de evrimci bir gözle bakarlar. Bununla beraber, bir eseri görselleştirmek için bir bilgisayar kullanmayı tercih etmiş olan pek çok kişi, geleneksel iletişim araçlarını kullanarak eser ortaya koymaya devam etmektedir. Dijital sanatın bürünebileceği formlar (hem geleneksel hem de yeni formlar), bazen onlar arasında berrak bir ayrımın yapılamayacağı şekillerde heykeller, enstalasyonlar, video, canlandırma (animasyon), müzik ve performans sayılabilir. Dijital alanın kendisine özgü yeni formlar olarak da sanal gerçeklik, yazılım sanatı ve net sanatı sayılabilir. Dijital sanatı daha eksiksiz şekilde kavramak, bizim açımızdan onun teknoloji ve çağdaş sanatla ilişkisini, bu sanat eserlerinin nasıl yaratıldığını ve dijital sanatçının içsel yapısını irdelemeyi sürdürdükçe mümkün olacaktır.


 

Sanat ve Teknoloji

Dijital sanat, kendisinin yaratılması ve fiziksel özü açısından temel bir yere sahip olan bilim ve teknoloji ile çok sıkı bir şekilde içiçe geçmiştir. Sanatta teknolojik determinizmden yana olan argümanlar, bu içiçeliğin, sanatçıların o eserleri yaratmalarına imkan tanıyan teknolojinin gelişmesi olduğunu ilan ederler. Yine de, sanata modern kültürün bir yaratıcı yansıması olarak bakacak olursak, dijital sanat çağdaş sanatın bir alt-kümesi olarak değerlendirilebilinir. “Dijital” sıfatı genellikle muğlak bir çağrışım uyandırdığından ve eserin nihai formunu açıkça tanımlamadığından, burada, sanatçıların bilgisayara asli bir araç, ortam ve/veya yaratıcı partner olarak başvurdukları sanat eserleri için kullanılmıştır.

Pek çok küratör ve eleştirmen, dijital sanata fotoğraf, sinema ve videonun mekanik ve elektriksel süreçlerinin evrimci bir gelişmesi gözüyle bakarlar. Bu yaklaşım, fotoğrafın desen ve resimden gelen bir evrim sürecinde ortaya çıktığını ileri süren daha geniş kapsamlı bir tarihsel perspektifin parçasını oluşturur. İlk ortaya çıktığı dönemlerde fotoğrafın “güzel sanatlar” olarak anlaşılmasına ciddi bir direniş gösterilmesine rağmen, artık fotoğrafın “güzel sanatlar” olarak yaygın bir kabulü oluşmuştur ve fotoğraf, dünyanın her tarafındaki büyük müzelerdeki koleksiyonlarda kalıcı bir yer işgal etmektedir. Sinema, fotoğraftan sonraki evrimde mantıksal olarak atılmış bir adımdır; kamerayı çabucak hareket ettirmesiyle ve hareketi yakalamakta farklı bir formata sahip olmasıyla ayrılmasına rağmen, bir araç olarak sinemanın fiziksel doğası fotoğrafınkiyle aynıdır. Videonun da film teknolojisinin yerine geçtiği düşünülebilir. Keza internet de, en iyi örnekleri radyo ve televizyon olan kitle iletişim araçlarının gelişkin bir örneği sayılabilir. Kitle iletişim araçlarının ilginç yönlerinden birisi, kapsamının daima artmasıdır: Filmler fotoğraflar içerebilir; videolar film içeriğinden ve fotoğraflardan yararlanabilirken, internet metin, görüntü, ses ile video ve animasyon gibi zaman-tabanlı iletişim araçları ile bağ kurabilmektedir. Dijital sanata teknolojideki ilerlemelere dayalı evrimci bir yaklaşım, dijital sanatın popüler kültüre nasıl bağlandığına dair ancak temel bir kavrayışı sağlayabilirken, çağdaş sanatçıların kolaylıkla başvurabildikleri dijital araçların ve diğer medyanın gelişimine dair tarihsel bir çerçevede sunmaktadır.

 

Öğrencilerimizden....
Taylan Çalışır
“Yüce Digital Art Academy” 1.Dönem Öğrencisi

İyi bir tasarımcının, tasarımın her alanıyla ilgili bilgisinin olması gerektiğine inanıyorum. Bu program sonunda tasarım hakkında gerekli olan teknik ve estetik tüm alt yapıya sahip olacağıma inanıyorum. Kişisel olarak ise, global anlamda farklı ve başarılı işler yapabileceğimi düşünüyorum.Bütün derslerin rahat ve yormadan birbirleriyle senkronize bir şekilde ilerlemesini çok beğendim. Dünyadaki yenilikleri takip eden, uzman bir kadronun hazırladığı bir program olması zaten beni önceden cezp etmişti. Bunu bizzat tatbik ederek de öğrenmiş oldum. “Yüce Digital Art Academy” Programı’nda bütün dersler ilgimi çekiyor. İyi bir tasarımcı tüm tasarım ögelerini kullanabilmelidir.
   
Bahadır Özer
“Yüce Digital Art Academy” 1.Dönem Öğrencisi

“Yüce Digital Art Academy” Programı sayesinde kendimi daha da geliştirmeyi düşünüyorum. İyi bir Web Tasarımcısı ve İllustratör olmak gibi beklentilerim mevcut. Tabii bunlarla da sınırlı değil. Program kendinizi daha da geliştiriyor kesinlikle. Eğitimlerin öğrenciye verilme tekniği diğer kurs alınan yerlere göre daha üst düzeyde diyebiliriz. Bu da farklılığı ilk başta ortaya koyuyor zaten. Eğitimlerde bire bir ilgileniliyor ve bu öğrenmeyi daha da kolaylaştırıyor. Eğitim kalitesi açısından kaliteli bir yerde eğitim aldığıma eminim. Bu hissi taşıyorsam zaten sorun yok demektir. Bire bir ilgilenilmesi en başta farklılığı yaratan unsur. Akademi hocalarının her biri kendi dallarında en iyi şekilde eğitim alan kişiler ve bunu da kurs gören kişilere iyi aktarıyorlar. “Yüce Digital Art Academy” programında en çok sanat dersleri ilgimi çekiyor.

   
Ercan Sarıca
“Yüce Digital Art Academy” 1.Dönem Öğrencisi

“Yüce Digital Art Academy”de bize sunulan eğitim, bu alanda profesyonelleşmek isteyenler için tasarlanmış ve gördüğümüz dersler ışığında çok iyi bir kariyer yapmak hayal olmaktan çıkıyor. Eğitimler herkesin anlayabileceği bir şekilde eğitmenler tarafından bizlere sunuluyor. Program dahilinde çizilen müfredat, bizim emeğimiz ve kararlılığımız doğrultusunda merdivenin son basamağına çıkartabilecek alt yapıda. Program dahilinde dersler, alanında uzman eğitmenler tarafından bizlere en güzel şekliyle öğretiliyor. Bu derslerde uzmanlaşmak isteyenler için gerekli her koşul “Yüce Digital Art Academy”de bizlere sağlanıyor. Bütün dersler birbiriyle bağlantılı ve eğlenceli. Yaşamamız için hava nasıl gerekliyse aynı şekilde suda gereklidir. “Yüce Digital Art Academy” derslerinde de bu mantık geçerli bana göre.

   
Evşen Peker
“Yüce Digital Art Academy” 1.Dönem Öğrencisi

Değişen ve gelişen teknolojik yapı ile hızlanan bilgi üretimi ve iletişim, günümüzde tek yönlü insanları eleyerek yaratıcı ve çağdaş bireyleri de birbirini besleyen birden fazla kariyer edinmeye teşvik etmektedir. Bu programı, bana bu farklı alanlardaki birleştirici olanağı sağlayacağını düşündüğüm için tercih ettim. Eğitim şekli son derece serbest; gayet özgür ve neşeli bir ortamda kişisel yeteneklerin ve yaratıcılığın her zaman gerekli bilgiyle desteklendiği, olumlu dışavurumun, soru sorup araştırmanın ve kendi yolunda ilerlemenin hep teşvik edildiği, geliştirici, eğlenceli ve dostça. Bizlere sağlanan imkanlar da çok geniş. Derslerin konuları ayıklanmış, bize ilgi duyduğumuz takdirde araştırabileceğimiz, aksi halde birkaç temel kavramı kısaca öğrenip bireysel amaçlarımıza katkısı doğrultusunda kullanabileceğimiz sade ve öz bilgiler veriliyor. Bence programın kalitesi bu ayrıntı süzme eyleminden ve konuların birbirine paralel sunulması ilkesinden kaynaklanıyor. En çok Programcılık, Programcılık, Programcılık; vektörel grafikler ve animasyon, 3D matematik, oyun Programcılığı, mitoloji ve sanat tarihi, resim dersleri ilgimi çekiyor.

   



SEMİNERLER VE AKTİVİTELER

YÜCE DIGITAL ART ACADEMY’DE SANAT BOYUT DEĞİŞTİRİYOR

YÜCE Bilgi Akademisi Türkiye’de Dijital alanda geniş kapsamlı donanımı veren ilk ve tek eğitim programını başladı.

DIGITAL ART ACADEMY’de sanat boyut değiştirirken, gençlere, günümüz teknolojisine hizmet edebilecek iş imkanları da sağlanıyor.

“Dijital Sanat Sertifika Programı” ülkemize bilişim açısından güne ayak uydurmuş ve sanatsal alt yapıya sahip programcı ve tasarımcılar yetiştiriyor.

“Dijital Sanat Sertifika Programı”, yapılan araştırmalar ve elde edilen istatistikler sonucunda Türkiye’nin bu alanda yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı olduğunun ortaya çıkması ile oluşturulurken YÜCE Bilgi Akademisi Teknoloji ve Sanatı bir araya getirerek bir ilke imza atmış bulunuyor.


Hızlı Erişim


 
Seminerler / Aktiviteler

 
Sıkça Sorulan Sorular

 
Yüce A.Ş.'de Kariyer

Haberler
Ankara Tasarım Konuşuyor...

Xpert – Avrupa Bilgisayar Pasaport Sınavları Yüce Bilgi Akademisi’nde

Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan Business English Sınav Sonucu Açıklandı

Kurumlar için İnsan Kaynakları Danışmanlığı Hizmeti

Yüce Bilgi Akademisi'ne Mükemmellik Ödülü

Eğitim Merkezlerimiz

   
Ankara

   
İstanbul

Hakkımızda | Erişim | Kariyer Fırsatları | Kullanım Şartları ve Gizlilik
© 2006 YÜCE A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Powered by YÜCE Bilgi Sistemleri